Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarınızı talep edemezsiniz!

Oz Karahan

Oz Karahan – Avrupa Gazetesi (19.09.2021) – Defalarca yazdım…

Yazmaya da devam edeceğim…

31 Mayıs 2020 tarihinde “Bu kafayla Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki haklarımızı talep edemezsiniz” başlıklı yazımda KTÖS’ün ve Şener Elcil’in açıklamalarına cevap vermiştim.

Ne demişlerdi?

“Federal Kıbrıs’a daha kolay ulaşmak için Kıbrıs Cumhuriyeti temelinde tüm toplumsal haklar talep edilmeli”…

Kendilerine bu talepleri hakkında ben ne demiştim?

“Öyle bir dünya yok!”

Bugün bir grup Türkçe konuşan Kıbrıslı yine Kıbrıs Cumhuriyeti’nde “anayasal hakları” için davalar açmışlar.

Bu tip davaların hepsinin sonucunda bugüne kadar alınan cevabı sizlere söyleyelim:

“Anlaşma olduktan sonra”…

Bu cevabı veren Rumca konuşan Kıbrıslıların argümanı ne?

“Türk tezi federal Kıbrıs istediniz, işte Birleşmiş Milletler’de konuşuyoruz, sonuçlandığında anlaşma dahilinde haklarınıza kavuşacaksınız”…

Haksızlar mı?

Değiller…

1963 yılından beri “Kıbrıs Cumhuriyeti bitti” deyip kontrolünü devrettiğiniz “devletinizi” yöneten Kıbrıslı Rumlardan hak dileniyorsunuz.

Ve hala o cumhuriyeti ve anayasal düzenini reddederek…

Türkiye’nin ürettiği federal Kıbrıs masallarının peşinden giderek Kıbrıs Cumhuriyeti ve anayasal düzenini reddettiğiniz için, düne kadar bütün mahkemelerden sizinle yukarıda paylaştığım kararı duyuyordunuz.

Bugün bu da tamamıyla değişti…

Çünkü cesur ve namuslu birer Kıbrıslı gibi karşı duramadığınız Türkiye’nin illegal yerleşik politikası sebebiyle vatanınıza tecavüz ediliyor.

İradeniz elinizden alındı…

Bu topraklardaki geleceğiniz çalındı.

Yaşadığınız yerde kurulan sahte sandıklar Türkiye’nin illegal nüfusunun iradesine teslim edildi ve “Türkçe konuşan Kıbrıslılar”ın temsiliyeti artık onların elinde.

O temsiliyet de bugün “iki devletli çözüm” diyor.

Ve siz hala sesinizi çıkarmıyorsunuz…

Kıbrıslılar Birliği’nin bu konu ile ilgili ortaya attığı “ Toplum Liderliği ve ‘KKTC Cumhurbaşkanlığı’ birbirinden ayrılmalıdır” çağrısına korkaklığınızdan destek veremiyorsunuz.

Ve bütün bunlar olurken Rumca konuşan Kıbrıslı liderliği, o davaları açan insanlarımız ile aynı kafa yapısıyla “pasaport benim hakkım” diyen “lideriniz” Ersin Tatar’a “madem anayasal hakkını istiyorsun hadi sana o hakkı veren 1960 anayasasını yeniden tesis edelim” diyor.

Daha düne kadar Türkçe konuşan Kıbrıslı sağında ve solunda herkesin methiyeler düzdüğü ve “sadece Rumlar yüzünden yıkıldı”ğını iddia ettiği ama bugünkü öneriden sonra herkes tarafından tu kaka ilan edilen o anayasayı reddetmeniz yarın neye yataklık edecek biliyor musunuz?

Statükonun korunması için başkaları tarafından kurulan ve miadını doldurduktan sonra bugün sözde “lideriniz” tarafından devrilmiş federasyon masasından sonra mahkemelerde haklarınızı talep ettiğiniz zaman size “anayasal düzen yok ki, haklarınızı anayasal düzen tesis edildikten sonra alabilirsiniz” denmesine…

Bunu daha basit nasıl anlatabilirim, bilmiyorum…

Olmuyor.

Kaybettiniz.

Siz federasyon istiyorsunuz.

Ses çıkaramadığınız illegal yerleşikler ile vatanınıza ve iradenize tecavüz edilerek seçilen “lideriniz” ise “sizi” temsilen iki devlet istiyor.

İkiniz de birlikte üniter bir devlet olarak kurulmuş Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve onun anayasasını istemediğinizi açıkça dile getiriyorsunuz.

Ama bu cumhuriyetteki ve yıkılmasına katkı koyduğunuz anayasasındaki “haklarınızı” istiyorsunuz.

Ne demiştim size defalarca?

“Hepsini istiyorsunuz.

Ama herşeyi kaybediyorsunuz.

Elinizde kalanları da kaybedeceksiniz yakında.

Vakit kalmadı artık, tercih zamanı…

O soruya bir cevap vermeniz gerek artık…

Ya Kıbrıs Cumhuriyeti, ya Türkiye Cumhuriyeti!”