Kıbrıs’taki barikatların kapanması hakkındaki görüşlerimiz

Ledra

18.05.2020 – Kıbrıslılar Birliği olarak pandeminin etkilerinin başladığı günden beri Dünya Sağlık Örgütü ve tıp otoritelerinin söylediklerini destekledik. Diğer milletlerin aldığı önlemleri takip ve analiz ettik. Ve bu sebeple, barikatların kapanması ile ilgili yapılan popülist aktiviteleri desteklemeyip bir parçası olmadık ve pandeminin ilk zamanalarında gerçekleşen protestoları eleştirdik.

Hâlâ aynı şekilde, barikatların derhal açılması veya bazı azınlık seslerin istediği gibi kapıların sonsuza kadar kapalı kalması görüşlerinin karşısında olmayı savunuyoruz.

Barikatların fetişize edilmesinin, adamızın kurtuluşuna bir faydası olmadığı gibi kesinlikle Kıbrıslıların odağını işgalin kendisinden kaynaklaran gerçek katastrofiden uzaklaştırdığına inanmaktayız.

Yine son günlerde vatanımızın işgalinde sorumlu olanların çocuklarının geçiş kapıları ile ilgili açıklamalarını duymaya başladık. Türkiye’ye karşı barikatların ardına saklanmayı tercih eden ELAM ve benzeri gruplar, barikatların olmasının, 1974’ten beri Türkiye’nin saldırılarına ön cephelerde yüzyüze maruz kalan Türkçe konuşan Kıbrıslılara bir ders vereceğini söylüyorlar.

Herkese hatırlatmak isteriz ki işgal bölgelerinde bir avuç Türkçe konuşan Kıbrıslıyı işgalciyle birlikte kısılı bırakmak ancak bu insanların memleketlerini terk etmeleri sürecini ve Türkiye’nin planı olan yüz binlerce illegal yerleşik Türkün Anadolu’dan adaya akışı planını hızlandırmaya yarayacaktır. Ve altını çizmek isteriz ki, Türkiye’nin Türkçe konuşan Kıbrıslılardan kurtulma planı tamamlandığı zaman, mühürlü kapıların, Rumca konuşan Kıbrıslıları işgalin son safhasının gerçekleşmesinden ve Türklerin adanın geri kalan kısmına sel gibi akmasına engel olamayacaktır.

İşgale karşı birleşmek yerine, ayrılıkçı ve bölücü düşüncelerde ısrar etmek, bize son bir defa tarihin tekerrürden ibaret olduğunu göstermekten başka bir şeye yaramayacaktır.

Bazıları barikatların ötesindeki toprakların atalarımıza ve biz Kıbrıslılara ait olduğunu unutmuş olabilir. Ya da bazıları adanın yarısını gözünden çoktan çıkarmışta olabilir. Ama biz değil.

Bu dönemin bütün Kıbrıslıları göstermesi gereken şey “yeni çözüm” maceraları ile bu savaşı kaybetmekten başka bir yere gitmediğimizdir. Bu sebeple Kıbrıslılar için halihazırda anlaştıkları ve sahip oldukları üniter Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ve 1963 yılında ortadan kalkan anayasal düzenin restore edilmesini istemek ve korumanın zamanıdır. Ve sonrasında, adanın kaderini Kıbrıs Cumhuriyeti’nin organları altında demokratik yollar ile, anayasaya uygun ve İsmet Güney’in bize armağan ettiği bayrağın altında şekillendirmenin. İllegal yerleşikle ve yabancı ordular olmadan.

Kıbrıs Kıbrıslılarındır!
Union of Cypriots – Kıbrıslılar Birliği – Ένωσις Κυπρίων