Kıbrıslılar Birliği’nin Berlin üçlü toplantısı hakkındaki görüşleri


KIBRISLILAR BİRLİĞİ’NİN BERLİN ÜÇLÜ TOPLANTISI HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

Berlin Meeting

26.11.2019 – Yine statükonun devamından başka birşey ifade etmediği halde, iki toplumlu iki bölgeli federasyon destekçilerinin “ilerleme” olarak ambalajlamaya çalıştığı bir etkinliğe şahit olduk. Kıbrıslı liderlerin, Birleşmiş Milletler himayesi altında, Berlin’de dün gerçekleştirdiği toplantı, tarafların daha önce belirlenmiş BM parametleri altında çalışmaya devam edeceklerine dair yaptıkları açıklama ile sona erdi. Zaten bugüne kadar “Kıbrıs oyunu” içinde, işgalci Türkiye dahil mevcut taraflardan “BM parametrelerini reddediyoruz” şeklinde açıklama duymamıştık. Yani Denktaş ve Türkiye’nin mimarı olduğu “iki toplumlu iki bölgeli federasyon” savunucularından 45 yıldır dinlediğimiz hikaye devam ayni şekilde devam etmektedir.

Kıbrıslılar Birliği olarak çok basit bir gerçeği yine tekrarlamakta önem görüyoruz. İki toplumlu iki bölgeli federasyon ve bütün bu sergilenen tiyatrolar, Türkiye’nin adanın işgal edilmiş bölgelerini kolonize faaliyetlerini ve Türkçe konuşan Kıbrıslılara uyguladığı “kansız soykırımı” tamamlaması sonrasında yapacağı “üçüncü harekâta” kadar ona zaman kazandırması adına desteklediği şeylerdir. European Social Survey (ESS) tarafından yapılan yapılan son araştırmalar ve anketler, Rumca konuşan Kıbrıslıların yüzde 72,6’sının “üniter” bir çözümü desteklediğini gösterirken, sadece 27,4’ünün iki toplumlu iki bölgeli bir federasyonu desteklediğini gözler önüne sermiştir. Ve “üniter Kıbrıs” gerçek manada masaya yatırılırsa, Türkçe konuşan Kıbrıslılar arasındaki desteğin de bu rakamlar doğrultusunda olacağı açıktır. Kısacası, dün Berlin’de yaşananlar sadece statükonun devamından ve bir süre daha görmeye devam edeceğimiz bir tablodan, yani görevinin son yıllarını yaşayan Rumca konuşan Kıbrıslı lider ile birkaç ay sonraki seçime hazırlanan Türkçe konuşan Kıbrıslı liderin itibar temizleme çabalarından ibarettir.

Türkçe konuşan Kıbrıslıların, kendilerine Türkiye tarafından uygulanan sosyal, kültürel ve ekonomik baskılara bir 5 sene daha dayanmaya gücü yoktur. Bugün, nüfusları işgal bölgesindeki nüfusun yüz 10’unun altına düştüğü ve her gün Kıbrıslı gençlerin adayı terkettiği bir ortamdan söz ediyoruz. Bölücü ve ayrılıkçı “iki bölgeli iki toplumlu federasyonun” haince bir çözüm olduğu gerçeğini bir saniyeliğine bir kenara bırakalım; acaba ana akım medya ve 45 yıldır devam eden mevcut statükodan çıkar sağlayan kesimler, Kıbrıslılardan bu adada yakın bir gelecekte federal bir çözüm olacağına inanmalarını mı beklemektektedir?

Bu yalanlardan bıktık. Bugün açık olan tek şey, Kıbrıslıların bu küçücük adada “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” prensipleri doğrultusunda yaşama arzusudur. Herhangi bir şekilde bölünmek için çok küçük olan Kıbrıs’a, böyle bir çözüm sunmak ancak yabancı güçlere adanın kontrolünü sonsuza kadar bırakmak demektir. Türkiye, Yunanistan, İngiltere ve çatı oluşumları olan NATO’dan başlayarak, güzel memleketimizi batmayan bir uçak gemisi olarak gören bütün yabancı güçlerden söz ediyoruz.

Bu sebeple, Kıbrıslılar Birliği olarak bütün emperyalistlere karşı mücadelemize “Kıbrıs Kıbrıslılarındır” şiarıyla devam edeceğiz. Kıbrıs için tek doğru ve gerçekçi çözüm, üniter devlet, 1960 anayasası ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüştür! Kamuoyuna saygıyla duyurulur.